Başbakan Yıldırım: İki kaptan gemiyi batırır! Tek olması lazım

Başbakan Binali Yıldırım, TBMM'de anayasa değişikliği teklifi görüşmelerinde önemli açıklamalarda bulundu. Yıldırım: “Yönetimde iradenin tek olması lazım. Çatal kazık toprağa girmez. Ben denizciyim, iki kaptan gemiyi batırır. Kaptanın tek olması lazım. İcraatta kaptanın tek olması lazım" diye konuştu.


10 Ocak 2017 01:22

Başbakan Binali Yıldırım, Anayasa değişiklik teklifini kendi hayatından örnekler vererek değerlerdirirken, "60 yaşını geride bıraktım, 15 yıldır siyasetin içindeyim. Erzincan'da kendi halinde bir ailenin 10 evladından biri olarak bu ülkenin yönetim kademesinde önemli sorumluluk almış olmam cumhuriyetin bahşettiği en büyük onurdur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizin emanetini hiçbir zarar gelmeden, gelecek kuşaklara aynı şekilde teslim etmek boynumuzun borcudur" dedi. Yönetimde irade tek olması gerektiğini vurgulayan Yıldırım, "İki kaptan gemiyi batırır. Kaptan tek olması lazım. İcraatta tek kaptan lazım. Yürütme yetkisi verirsiniz, sistemi ona göre tanımlar sonra da hesabı sorarsınız. Memleketin geleceği için bir Ali değil Binali feda olsun" diye konuştu.


Yıldırım, TBMM'deki anayasa teklifi değişikliği görüşmelerinde parti grubu adına konuştu. Sözlerine TBMM Başkanı İsmail Kahraman'a geçmiş olsun dileyerek başlayan Yıldırım, şunları söyledi:

CUMHURİYETİN İMKANI

Türkiye’nin geleceğini konuşacağız, bugünden itibaren anayasa değişikliğini bütün yönleriyle ele alacağız. Yapılan değişikliğin ne anlama geldiğini vatandaşlar anlayacak, kanaat getirecek. Bu görüşmeler burada bitmiyor. Bütün partilerimizin katılımıyla tamamladıktan sonra bir de asil sahibinin önüne gitmesi var.  Onay verecek makam; millettir. Millet bu değişikliği aynen olur verecek ve Türkiye’nin muasır medeniyetler seviyesine giden yolda önünü açacaktır. 60 yaşını geride bıraktım, 15 yıldır siyasetin içindeyim, vekil, bakan olarak ülkeme milletime hizmet için gece gündüz çalıştık. Erzincan’da kendi halinde bir ailenin 10 evladından biri olarak bu ülkenin yönetim kademesinde önemli sorumluluk almış olmanın, ülkemizin cumhuriyetin bize bahşettiği en büyük imkan ve onurdur.

BOYNUMZUUN BORCUDUR

Bu toprakları bize vatan yapan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimize Allahtan rahmet diliyoruz. Onların emanetini hiçbir zarar gelmeden bir karış toprağına bile halel gelmeden gelecek kuşaklara aynı şekilde; tek bayrak, tek devlet, tek vatan, tek millet olarak teslim etmek boynumuzun borcudur. Siyasetin tek amacı var o da millete hizmettir. Gerisinde millete hizmet olmayan siyaset benim için hiçtir. Yönetim sistemindeki sorunları kökünden çözecek yönetim olarak bazı sıkıntıları ortadan kaldıracak bir değişikliktir. 82 anayasası darbe anayasasıdır. Bu anayasa değişikliğini zaman zaman yaptık. 100 kadar madde değişti.  Yeni anayasa ihtiyacı bitmedi devam etti. Bütün siyasi partiler, seçim kampanyalarında, vaatlerimizin en başına yazdık.

İKİ KAPTAN GEMİYİ BATIRIR

Bu Meclis’te birçok kanun çıkardık. Sıra Cumhurbaşkanı seçimine geldi. 1961’den beri kör topal seçiliyor. Milli irade inisiyatifi ile seçim yapılamıyor. 70’lerin sonunda Fahri Korutürk’ten sonra 119 tur seçim yapıldı, 5 ay seçilemedi. 80 darbesine zemin hazırladı. 2007’de 367 icadı çıkarıldı. Çözüm parlamento üretemedi. Millet Ak Parti’ye olan desteğini yüzde 48’e çıkararak, ‘seçim yapın’ dedi. Burada bir hakkı teslim etmek lazım. MHP, Meclis’e girdi. MHP Genel Başkanı kendinden beklenen devletin menfaatlerine yönelik tarihi karar aldı. Meclis’e girerek cumhurbaşkanı seçilmesini sağladı, kriz aşıldı. Bu krizin her zaman yaşanması siyasete yakışmaz dedik, millet kendisi seçsin dedik. Özel ile Demirel’in çatışmasını aklınızdan geçirin. Yönetimde irade tek olması lazım. İrade yoksa idare olmaz. Çatal kazık, toprağa girmez. İki kaptan gemiyi batırır. Kaptan tek olması lazım. İcraatta tek kaptan lazım. Yürütme yetkisi  verirsiniz, sistemi ona göre tanımlar sonra da hesabı sorarsınız. Bir yumurtayı 10 asker taşımaya kalkmış kırmış. Vesayet odakları cesaret kazanıyor, verimlilik azalıyor.  Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilsin dedik, halk oyuna götürdük. Aslında Anayasa’da, Cumhurbaşkanlığı’na giden yolda önemli adım başlatılmış oldu.

BAYKAL MAKUL DEĞERLENDİRME YAPTI

Sayın Bahçeli’nin, ‘bu mevcut durumla anayasanın uyumlu olması lazım, krize dönmemesi lazım’ şeklinde beyanı üzerine bütün partilere çağrı yaptık. Hükümet etme sistemi de dahil gözden geçirelim dedik. 3 parti tayin ettiği arkadaşlar ile çalıştılar. CHP ile temel bir anlaşmazlığımız var. Onlar, parlamenter sistemi biz de Başkanlık sistemi savunuyoruz. Saygı ile karşılarız ama kararı verecek işin sahibidir. ‘Buyurun siz de katılın görüşmeleri yapalım’ dedim, ‘Beraber oylayalım’ dedim. Millete götürelim hangisini kabul ederse başımızın üstünde yeri var. Kılıçdaroğlu; ‘ABD tipi başkanlığı getirin’ dedi, ‘buyurun’ dedik, yine ses çıkmadı. Daha fazla bekleyecek halimiz yok. Baykal makul değerlendirme yaptı. Rejim meselesi buraya girecek mesele değildir. Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemidir. Bu sistemde cumhurbaşkanlığı seçimi ile Meclis seçimi aynı anda yapılmakta ve iki tane erk aynı anda teşekkül etmektedir. Göreve geldi brifing aldı derken gidiyor bir yıl. 3 yılda büyük proje bitiremezsiniz. 5 yıl olması icraatların devamlılığı açısından daha güzel olacak. Vatandaşa itaat et rahat et. Milletin verdiği güven yetmiyor mu da bir de vekillerden güven oyu alacaksınız.

BİR ALİ DEĞİL BİNALİ FEDA OLSUN

Meclis’in denetim yetkisi sürüyor. Cumhurbaşkanlığı adaylığı görevleri, aday gösterilmesi, kaç dönem için seçileceği düzenleniyor. Cumhurbaşkanı yetkileri teklifte sayılıyor. Sayılan görevler dışında başka bir yetkisi yok. Her şey açık ve seçik. Şüpheye mahal vermeyecek şekilde yazılmış. Cumhurbaşkanı sorumsuzluğu değiştiriliyor. Yetki aldın, vaatlerde bulundun, yaptın mı yapmadın mı hesabı kim verecek? Vatana ihanet değil, herhangi bir suç ile suçlanmasına imkan verecek düzenleme getiriliyor. ‘Bu geliyor ama oran koydunuz mümkün değil’ deniyor. Mevcut anayasada 4’te 3; bu düzenlemede 3’te 2 çoğunluk gerekiyor. 413 gerekirken 367’ye düşürülüyor. Başbakan yok; evet yok. Biz makam mevki delisi değiliz. Memleketin geleceği için bir Ali değil Binali feda olsun. Millet kazanacaksa biz kaybedelim, şan şöhret peşinde değiliz. Cumhurbaşkanı seçime götürebilir, bu maddeye takıldınız. Kendisi de gitmek zorunda kalır. Bu sistem uzlaşmayı getiriyor.

CHP’DEN DE CUMHURBAŞKANI OLUR

Ülkemize asimetrik savaş başlatılmıştır. Bunun başarılı olmamasının yolu güçlü siyasi iktidardır. 2023 hedefleri için siyasetin daha güçlü hale gelmesini sağlayacağız. Ben buna karşı çıkanların açıkçası ne saikle hangi nedenle karşı çıktıklarını anlamakta zorlanıyorum. Bu herkese açık, kimin kazanacağına siz değil biz karar vermiyoruz. Millet karar veriyor. Kayı köyünden topal Dursun'un oğlu Başbakan oluyorsa CHP’den cumhurbaşkanı olur. Karşı çıkmayın biraz çalışın nasıl olacağına kafa yorun.


Haber Hakkında Yapılan Yorumlar

Toplam 0 Yorum

Bu habere henüz bir yorum yazılmamış. Bu habere yorum yazmak için tıklayın


EN SON HABERLER
Eşine cinsel içerikli mesaj gönderen komşusunu ...
EN ÇOK OKUNANLAR