Aldatanlar ve aldatılanlar

Beyaz ve tombul vücut seviyormuş - 2


18 Temmuz 2017 01:49

Cem gözüme bile bakmadan konuyu kısaca söyledi ve daha önce konuştuklarımızı unutmuş gibi davrandık ve olayı aramızda kutladık… Daha sonra Ahmet bey beni arayıp bir saat ve otel adı söyledi. Konu tabii ki unutulmamıştı. Ertesi gün tesettürümü giydim söylediği otele gittim. Düzgün bir yerdi. Saygılı bir otel görevlisi beni bir odaya çıkardı, oraya resmen o....luğa gittiğimi bana hiç hissettirmedi. Odaya girdim, perdeler kapalıydı, içerisi pek loştu ve garip kokuyordu. Ahmet bey oradaydı. Yüzünde tuhaf bir ifadeyle oturuyordu. Epey ürktüm doğrusu. “Gel” diye buyurdu. “Pardesünü çıkar saçını aç bir bakayım”.

Şoklardaydım

Çok kötü hissettim, vazgeçip gitmek istedim. Cem bana böyle “Şunu yap bunu yap” diye emir verse ne yapardım acaba? Ama tuhaf bir şekilde de çekiyordu adam beni. Sanki bir şekilde tanıdık geliyordu. Öyle heyecanlanmıştım ki, o konuştukça içim titriyordu. Neyse artık tamam demiştim bir kere, çok fazla düşünmeden dediklerini yaptım. “Başını kaldır” dedi, sanki boynuma bakıyordu. “Tamam” dedi. Hala karşısında ayaktaydım. “Ben söz verdiğim gibi buraya geldiğinden kimseye bahsetmeyeceğim” dedi “Sen istediğin kişiye bahsedebilirsin” dedi gülümseyerek. “Ama eğer bir şeyler ters giderse ve sen bunu birine anlatırsan işte o zaman külahları değişiriz.”

Adam bir garipti

“Kimseye bir şey anlatmam, deli miyim ben?” dedim. Arkasına yaslanıp “Düğmelerini aç” dedi, bluzumun düğmelerini açtım, sütyen giymediğim için göğüslerim ortaya çıktı. Ahmet bey garip garip solumaya başlamıştı. Çok garibime gidiyordu, bu adamla sevişecek miydim hakkaten? Gidip kucağına oturmak filan, gerilimi dağıtmak istedim.

İçim bir tuhaftı

Ona bir adım atınca “Sakın gelme ve bana dokunma!” dedi. “Yavaş yavaş soyun ve yatağa git”. Neyse, sorgulamayacaktım, ayakkabılarımı ve uzun eteğimi çıkardım, içimdeki ten rengi külotlu çorabımı çıkarırken “Arkanı dön” dedi, dediğini yaptım. Arkamı dönüp çorabımı çıkarmak üzere eğildim. Sallanan iri kalçalarımdan utanıyordum aslında ama adamın nefesi daha da yüksek çıkmaya başlayınca onun hoşuna gittiğini anladım.

Önceden tanıyormuş

Kalçalarımı oynata oynata çoraplarımı çıkardım. Biraz hayal kırıklığı başlamıştı bende. Loş ışıkta göremiyordum onu, o kadar mı minikti acaba? “Durma devam et” dedi. Ama nefeslerinin gittikçe hızlandığını duyuyordum. Sonra kendi kendine alçak sesle birşeyler mırıldanmaya başladı. Birden, “Beni hatırlamıyorsun değil mi?” dedi. O zaman şaşırdım, sanki bir yerden tanıdık olduğunu o anda anlamıştım. Yüzüne dikkatle baktım ve tanıdım!

DEVAMI YARIN