En Yaygın Cinsel Fobiler

Cinsel fobilerin var olduğunu öğrenmek bizim için şoke edici olabilir. Tuhaf görünebilir, fakat sandığınızdan daha yaygındırlar. Peki öyleyse onları neden bu kadar az duyarız? Psikoloji Bilim Doktoru Dr. Zafer Akıncı en yaygın cinsel fobileri anlattı...


25 Ekim 2017 17:02

Çünkü insanlar utanç ya da çekingenlik nedeniyle bu tip fobileri her zaman dile getirmezler. Bu makalede en yaygın fakat bilinmeyen fobiyi ele alacağız.

Dr. Schreiner’in yaptığı bir çalışmada cinsel isteksizliğin ve cinsellikten kaçma davranışının altında anlamlı bir oranda bahsedilmeyen, konuşulmayan, saklanan tiksinti duygusunun olduğu kanıtlanmıştır. Tiksinti problemi kadınlarda daha fazla görülen bir problemdir. Bir kişinin kendinde cinsellikle ilgili tiksinti problemi var diyebilmesi için, bu tiksinti duygusunu durduramıyor yani kontrol edemiyor olması gerekir. Ayrıca bu tiksinti duygusu kişiyi cinsellikten uzaklaşma, kaçma davranışına itiyor ise tiksinti probleminden bahsedebiliriz. Tiksinti eşinin vücuduna, ten kokusuna, ağız kokusuna, cinsel organdan gelen kokuya, cinsellik sırasındaki nefes sesine, cinsel organların tuvalet işlevlerinin oluşuna,…gibi bir çok şeye karşı olabilir. Eğer tiksintinin gerçek kaynağını tespit edebilirseniz çözebilirsiniz.

Bir erkek eşinin vücudunu annesinin vücuduna benzettiği için farkında olunmayan bir tiksinti duygusu ile eşinden yüksek oranda uzaklaşabilir. Hatta kişilerin bazen bu tiksinti duygusundan kaynaklı cinsel hayatları bitme noktasına gelebilir. Bazen kişiler bu durumu fark etmeyebilir, bazen kendilerinden bile saklayabilirler.

Bir kişinin cinsel tiksinti problemi yaşayıp yaşamadığı kolaylıkla belirlenebilir. Eğer eşlerden birisi cinsel isteksizlik yaşadığı durumlarda, eşi dışında başka uyaranlardan cinsel olarak etkilenme durumu var ise cinsel tiksinti problemi olma ihtimali çok yüksektir. En kötü nokta da eşlerin birbirlerinden tiksindikleri şeyleri saklıyor olmalarıdır. Çünkü ilişkide tiksinilen konu tek bir şey iken, saklanması sebebi ile kişi “Beni beğenmiyor” genellemesine ulaşırsa artık sevgide ve güvende onarılması zor yaralar almaya başlar.

Çözümü ise Dr. Joseph Murphy’nin uygulanabilir yöntemi ile mümkün. Tiksindiğiniz şeyi çok beğendiğiniz başka bir şeyle fiziksel olarak yavaş yavaş yaklaştırarak, tiksinti duygunuzda ve algınızda değişiklik yapılabiliyorsunuz. Beyin tiksinme odaklanmasını bu şekilde aşama aşama kırıyor. Dr. Joseph Murphy’nin algıda yer değiştirme yöntemi ile beyniniz tiksindiğiniz şeye karşı tamamen nötrleşene kadar bu tiksindiğiniz ve beğendiğiniz iki şeyi yaklaştırma ve yan yana getirme davranışına devam ediniz.

Jimnofobi:

Jimnofobi, kişinin yaşamında ciddi zorluklar yaşayabileceği bir fobi çeşididir. Çocukken bize çıplaklıktan utanmayı bir şekilde öğretirler. Bu çok iyi bir ahlaki gelişimin temelidir denilebilir. Ancak bazı durumlarda çıplak kalma hem zorunluluk hem de kişinin kendini tanıması için bir öz farkındalık sürecidir. Ancak bazı olaylar sebebi ile kişilerin beyinlerinde çıplaklık durumu ile utanma duygusunun aşırı hali birleşince ortaya jimnofobi gibi ciddi bir problem çıkar. Yani çıplaklıktan korkma, aşırı rahatsız olma, kaçma, görmek istememe gibi hayatı çok zorlayan problemli bir durum ortaya çıkar. Bazılarında ise jimnofobi, çok daha farklı bir sebepten ortaya çıkabilmektedir.

Psikolog Jennifer L. Hardstein’ın bir çalışmasında “Prenses Sendromu” diye bahsettiği probleme göre kişiler beyinlerinde mükemmel vücut imajı oluşturduklarında, beyinleri bu kusursuz vücutlara aşırı odaklanır ve kişiler gerçek kendi bedenlerini beğenmemeye, kaçmaya, görmek istememeye ve özgüvenin ciddi yıkılmasına yol açar. Psikolog Jennifer L. Hardstein’ın tanımladığı “Prenses sendromu”nun oluşumunda çoğunlukla çocukken oluşturulan kusursuz vücutlu kişilerin oluşturduğu çizgi filmler, oyuncak bebekler, sosyal medya paylaşımları büyük oranda etkiler. Böylelikle kişiler artık kusurlu, gerçek kendi bedenlerine karşı aşırı rahatsızlık hali oluştururlar.

Bir kişide jimnofobi var diyebilmemiz için çıplaklıktan kaçma davranışının hayatını çok zorlayıcı bir hale getirmesi lazım. Jimnofobi, bir çiftin cinsel hayatını bitme noktasına getirebilir. Evlilikleri bu sebepten bitmiş olan insanlar vardır.

Çözüm olarak Dr.Sergio Machado’nun kullandığı imajinal sistematik duyarsızlaşma tekniği etkili sonuç vermektedir. Bunun için öncelikle vücudunuzun çok az bazı yerlerini çıplak bırakıp aynaya öyle bakmak veya eşinin yanında onun görebileceği şekilde öylece durmak. Böylece çok az olan çıplak bölge, aşama aşama artırılarak beynin çıplaklıktan aşırı rahatsız olması giderek azaltılmış olur. Bu kişinin kendi çıplak vücut imajına alışana kadar devam eder. Böylelikle artık kendi vücudunuzu kabul eder hale gelirsiniz.

Burada başka bir probleme de dikkat etmek gerekiyor. Aşırı çıplaklığı sevme, sürekli öyle dolaşma, aynaya sürekli çıplak kalarak bakma ihtiyacı psikolojik başka bir problemin habercisi olabilir.

Erotofobi:

Erotofobi, insanların cinsellikten konuşmaktan ya da konuşulmasından korkması halidir. Erotofobi yaşayan kişilerin yanında bir şekilde bazı cinsel içerikli konuşmalar yapıldığında, erotofobik kişiler aşırı tepkiler verebilir. Bu tepkiler konuşmaya karşı olabildiği gibi cinsel içerikli davranışlara, şakalara karşı da olabilmektedir. Bu durum eşler arasındaki ilişkiye ciddi zarar verebilir. Çünkü bilimsel araştırmalar eşlerin birbirleri ile paylaştıkları yapıcı cinsel içerikli konuşmaların, şakaların eşlerin birbirlerinden cinsel olarak etkilenme düzeylerindeki artırıcı etkisinden bahsediyorlar. Yani cinsel içerikli konuşmalar eşlerin birbirlerine duygusal yaklaşmalarında önemli bir faktördür

Erotofobik tepkiler sadece cinsel içerikli fantezilerin konuşulması değil eşlerin birbirini cinsel olarak tanımakla ilgili tüm cinsel içerikli konuşmaları da kapsayabilmektedir. Eğer bu konuşmalar yapılmaz ise çoğu evlilikte ortaya çıkan, birbirinden duygusal olarak uzaklaşma hali oluşmaktadır.

Psikolojideki temel yaklaşım burada da geçerlidir. Yani bir şeyden aşırı kaçınma hali bir problem olduğu gibi o şeyi aşırı yapma isteği de bir başka problemdir. Bunun anlamı şudur: Hayatını sürekli cinsel mevzuları konuşma ile geçirme, sürekli cinsel içerikli şakalar yapma isteği, sık sık cinsel içerikli fıkralar anlatma davranışı başka bir psikolojik sorunun habercisidir. Yani cinsel konuları aşırı konuşma durumu da kaçınma kadar ciddi bir problemdir. Bu konunun birçok sebebi olabilmektedir. Erotofobik davranışlar çoğunlukla ya cinsel konuşmalarla birleştirilmiş travmatik olaylar veya aşırı şartlandırılmış ayıp, yasak olgusundan kaynaklanmaktadır.

Çözümü için Prof.Dr. Drogo Montague’ın “Cinsel Bilginin Sönümlendirme Etkisi” adını verdiği bir yöntem iyi sonuçlar vermektedir. Öncelikli olarak Erotofobik eş diğer eşin desteği ile internetten tıp hekimlerinin anlattıkları fizyolojik konuları dinleyerek işe başlamalıdır. Sonra bu dinlemeler giderek üroloji uzmanı gibi daha çok cinsel organların sağlıklarını anlatan hekim konuşmalarına geçilmelidir. Sonra ise bu dinleme faaliyeti sağlıklı cinsel ilişkiyi anlatan hekim konuşmalarına dönüşmelidir. Eşler kendi aralarında da bu konuları yorumlamaya başladıklarında artık erotofobinin düzelmeye başladığını görebilirsiniz. Kişi ta ki cinsel içerikli konuşmalardan kaçınma davranışını tamamen sönümlene kadar bu yaklaşıma devam etmelidir.

Agrafobi:

Agrafobi, bir kişinin cinsel istismar, tecavüz, saldırı ya da cinsel şiddet içeren bir ilişkide bulunmaktan korkması halidir. Burada problemli durum, gerçekten herhangi bir tehdit oluşturan bir durum yokken, bu korkunun oluşmasıdır. Bu hayatı çok zorlayıcı bir şekle sokabilmektedir. Çünkü agrafobik problemi yaşayan birisi bir asansörde ya da herhangi bir ortamda cinsel saldırı korkusu yüzünden bilmediği herhangi biriyle yalnız kalmaktan aşırı korkabilir. Böylelikle artık dışarı çıkmaktan kaçma şeklinde bir durum ortaya çıkabilmektedir.

Dr. Steven J. Seay’in araştırmalarında agrafobi yaşayan kişilerin çocukluklarında yaşadıkları bir cinsel istismar travmasının olabileceğini söylemektedir. Hatta agrafobinin bir travmatik yaşantı dışında, bir filmde ya da televizyonda cinsel şiddete tanık olan çocuklarda ve genç yetişkinlerde de zamanla oluşabileceğinden bahsediyor. Aslında bu bilimsel çalışma, son yıllarda sayıları çok artan vahşet ve şiddet filmlerinin yıkıcı, psikolojiyi bozucu etkisini gözler önüne sermektedir.

Agrafobi, etkileri ve sonuçları iibari ile ciddi sonuçlar doğurabilecek bir fobidir. Agrafobi yaşayan kişiler için bir uzman hekimden yardım almak en doğru seçimdir.

Ayrıca Dr. David Feinstein’in bahsettiği etkili bir yöntem de bu fobiyi yaşayan kişilerde etkili sonuçlar verebilmektedir. Teknik uygulaması kolay ve sonuçları başarılıdır. Kişiler bu travmayı hatırladıkları zamanlarda vücutlarının bazı bölgelerine yapacakları hafif vuruşlarla travmanın beyindeki etkisinin azaldığı kanıtlanmış bir bilgidir. Vücudun hangi noktalarına ne şekilde hafif vuruşlar yapılacağı bilgisi hem çok kolay öğrenilen hem de internetten çok hızlı ulaşılacak bir bilgidir. Bunun için internette EFT yazarak, uygulamalı ve video anlatımlı olarak bu bilgiyi bulup uygulayabilirsiniz. Türkçe olarak çok fazla anlatım mevcuttur. Travmatik düşünceler veya korkular aklınıza gelip sizi rahatsız ettiğinde hemen uygulayıp rahatlayabilirsiniz.

Kaynak: Mahmure / Hürriyet


Haber Hakkında Yapılan Yorumlar

Toplam 0 Yorum

Bu habere henüz bir yorum yazılmamış. Bu habere yorum yazmak için tıklayın


EN SON HABERLER
Melissa Giraldo solladı geçti
EN ÇOK OKUNANLAR