Aldatanlar ve aldatılanlar

Evdeki iğrenç manzara - 4


21 Kasım 2017 23:41

Nedense ağır davranıyordum. Başkası olsa çoktan salona bakmıştı bile. Bense birkaç dakika yatak odasında oyalanmayı yeğledim. Bu kadar ağır davranmamın sebebi, benim herşeyi erteleyen kişiliğimle bağlantılıydı sanırım. Bütün bunlar aklımdan geçerken salona doğru yürümeye başladım. Kahkaha sesleri hiç kesilmiyordu. Onur’un uyuşturucu, almış olabileceğini düşünüyordum. Salona girince gördüğüm manzara gerçekten iğrençti. Keşke gözlerim kör olsaydı da o çirkin tabloyu görmemiş olsaydım. O tabloyu şimdi bile yazarken çok zorlanıyorum. Ama gerçeği bilmeniz için bunu mutlaka yazmalıyım. Striptiz yapıyordu Anna’nın üzerinde, gecelerimizi süslesin ve fantazilerimizde kullanalım diye eşimin bana aldığı jartiyer takımım vardı. Anna, ayaktaydı ve müzik eşliğinde striptiz yapıyordu.

Kafasını yardım

Yerdeki beyaz saten gecelik de bana aitti. Eşim de koltukta kendinden geçmiş bir vaziyette oturuyordu. Eşimin üzerinde sadece bir boxer vardı. Anna, eşimin yanına geldi ve ayağıyla eşimin boxerini çıkarmaya çalıştı. Tam o sırada kendimi belli etmek istedim ve topuğumu yere vurdum. Aslında Anna eşimin boxerini çıkarsa ne olurdu çıkarmasa ne olurdu. Olan olmuştu, her şey gözümün önündeydi işte. Yine de bunu refleks olarak yapmıştım. Ağlıyordum, gözlerimden yaşlar boşalıyordu. Topuk sesim üzerine beni ilk farkeden eşim olmuştu. Doğrulmak istedi ve ağzından “Aylin” kelimesi çıktı. Ne yapacağımı, nasıl bir tepki göstereceğimi bilemiyordum. Birden Anna’ya doğru yöneldim, okkalı bir tokat attım ve evi terk ettim. Suratına tokat attım Duydum ki o tokatın etkisiyle salonun ortasındaki cam sehpanın üzerine düşen Anna’nın başına 6 dikiş atılmış. Sonradan öğrendiğime göre Anna’yı hastaneye götüren kişi ile Onur değil bir başkasıymış.

Evi hemen terk ettim

Bu kişinin kim olduğunu hiç öğrenemedim. Acaba beni gizli numaradan arayıp eşimin ve Anna’nın sevişme seslerini dinleten kişi miydi? Yoksa o telefon bilerek Anna tarafından mı edilmişti? Bunu hiçbir zaman öğrenemedim. Belki de o adam sevişme anında da evimdeydi. Aklıma bile getirmek istemiyorum ama belki de grup yapıyorlardı. Çünkü ortam buna müsaitti. Alkol ve uyuşturucunun olduğu yerde her türlü pislik olur. Evi terk ettikten sonra bir daha hiç dönmedim. O geceyi bir arkadaşımda geçirdikten sonra ertesi gün hemen bir avukat bulup boşanma işlemlerine başladım. Onur benimle konuşmayı çok istedi. Her seferinde telefonu yüzüne kapattım. Artık bana ulaşamıyor, şimdi üniversite yıllarımın geçtiği ve özgürce davranabildiğim kentte İzmir’deydim. Sakin ve huzurlu bir hayatım var. Eski telefon hattımı kapattım. Burada olduğumu bir tek kendi ailem biliyor. Gözümün önünde canlandı görüntüsü, gözlerim doluverdi. Ama bırakmadım kendimi. O telefon hattını bir daha açmadım. Ona dair hiçbir şeyi duymak, hatırlamak ya da hayal etmek istemiyorum. Son sözüm kadının en büyük düşmanı yine kadındır...