Kemal Kılıçdaroğlu'ndan kızıyla ilgili iddialara yanıt

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu TBMM'de bütçe görüşmelerinde yaptığı konuşmada, İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan CHP Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi hakkındaki iddialara değinerek "Açık ve net söylüyorum bir belediye başkanının boğazından bir lokma haram geçerse onu yaşatmam" dedi. CHP lideri, kızı Zeynep Kılıçdaroğlu’nun CHP Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin sahibi olduğu Buz Rezidans’ta daire aldığı iddialarına ilişkin “Benim çocuğum, damadım, kızım ve hatta dünürüm için araştırma önergesi verin. Hepsi araştırılsın. 5 kuruş bulursanız bu kürsüden özür dileyeceğim" ifadelerini kullandı.


11 Aralık 2017 20:27

TBMM’de Bütçe Kanunu Tasarısı Görüşmeleri oturumunda konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yunanistan ziyareti sırasında, “Lozan güncellenebilir” diyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a, “Yunanistan’ın işgal ettiği 18 adadan niye söz etmiyorsun. Lozan Antlaşması’nın 12’nci ve 18’nci maddeleri açıkça ihlal edildi. Lozan’ı tartışıyorsun ama işine gelmediği için ağzına adalar konusunda bant çekiyorsun” dedi.

İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alınan CHP Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi hakkında da yorum getiren Kılıçdaroğlu, “Hiçbir tereddüdümüz yok. Bir belediye başkanının boğazından haram lokma geçerse, o belediye başkanını yaşatmam” ifadesini kullandı.

Kızı Zeynep Kılıçdaroğlu’nun CHP Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin sahibi olduğu Buz Rezidans’ta aldığı daire aldığı iddialarına da değinen Kılıçdaroğlu, “Benimle ilgili iddialarda bulundular. Kızım bir daire almış. Benim çocuğum, damadım, kızım ve hatta dünürüm için araştırma önergesi verin. Hepsi araştırılsın. 5 kuruş bulursanız bu kürsüden özür dileyeceğim. Allah kimseyi zalimin elinde emir kulu yapmasın. Bunu yapanlar en çok döneklerdir bunu da kimse unutmasın.” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklaması şöyle:

TBMM’de bütçe görüşmelerinde kürsüden konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarından satır başları;

Sayın Cumhurbaşkanı Yunanistan’a gitti dostluk ilişkilerinin gelişmesinde yarar vardır. Orada Lozan tartışma konusu yapıldı. Lozan’ı tartışmaya açmak için önce üniversite diplomanı bana göster. Benim sınırlarımı gidersin nasıl başka bir ülkede tartışma malzemesi yaparsın? Orada niye işgal altındaki 18 adadan söz etmedin.

‘HARAM YİYENİ YAŞATMAM’

Havuz medyasında olan haberleri ben de okudum. Ataşehir Belediye Başkanımıza söyledim, bak bunlardan aklanmak istiyorsan savcılığa suç duyurusunda bulun kendin hakkında diye. 13 Ağustos 2017’de karar çıktı, hiçbir şey yok. Denetimli şikayet var, denetlenmiş. Haksız mal edinme ve gizleme suçu yok diyor. Bakanlık müfettişleri gönderdi, gayet güzel. İncelendi, “Soruşturma açılmasına gerek yoktur” diyorlar. Olay nereye intikal ediyor? Bakanlığa. Bakan da diyor soruşturmaya gerek yoktur diye. Ama AKP’li belediye üyeleri, bakanın kararına itiraz ediyorlar. Hakları var tabii, kimse niye itiraz ediyorsun diyemez. Danıştay soruşturmaya gerek yoktur diye. Gecekonduyu gecekondudun başına yıkmak için soruşturma açacaksın 16/9 olunca ağzına bant çekeceksin. Sonra çok eskilerden olan gecekonduya dava açacaksın. E ne oldu, yine beraat etti. Şimdi siz kalkıyorsunuz bununla ilgili belediye başkanımızı açığa alıyorsunuz. Bunları görmeseydim sizler gibi “ne oluyor” derdim. Arzu eden herkese bu mahkeme kararlarını verebiliriz. Hiçbir tereddüdümüz yok. Bir belediye başkanının ağzından haram lokma inerse, o belediye başkanını yaşatmam.

ZARRAB’A O DÖNEM EN SERT ELEŞTİRİLERİ BEN YAPTIM

ABD’de Zarrab davası görülüyor. Türkiye ile İran arasındaki ticari ilişkiye hiçbir lafımız yok. Enerji ürünü almak zorundayız zaten. Ambargo uygulandı mı, evet uygulandı. Zarrab denen bir sahtekar geldi, ben bu işin dümenini nasıl kırarım dedi. Zarrab’a o dönem en büyük, en sert eleştirileri ben yaptım. Ne dediysem dava açtı. Hakkımda en çok dava açanlardan biri de Reza Zarrab’dır. Bu şarlatan rüşvetçi, dönemin üç bakanını ve bir kamu bankası genel müdürünü parayla satın aldı. 700 bin liralık saatler, ayakkabı kutuları, para sayma makineleri… Bunların hepsi gündemdeydi. Ve bu dosya kapandı. ABD’de görüşülen davadan rahatsızım. Türkiye’de işlenen bir olayın kirlilik ABD’de temizlenmemeli. Burada, biz temizlemeliyiz. Bakın Binali Yıldırım’a açık ve net çağrı yapıyorum, gelin bu dosyayı yeniden açalım. Zarrab havuz medyasına çıkarıldı. Arkasına bu milletin namusu olan bayrağı, fon olarak koydular. A Haber koydu. Onu da eleştirdik. Boynunuza ne takacağız biliyoruz dedim. Yok kardeşim, ne idamı. Ben sizi rezil edeceğim rezil. Onların patronlarını da yeneceğim. Bayrak sevgisi hepimizin ortak sevgisi. Siyaseten farklı düşünebiliriz, ama bayrak hepimizin ortak değeridir. Bayrağı korumak hepimizin görevidir. Şeref madalyası takmalıydık diye tweet attılar.. O sahtekar kanala söylüyorum, şeref madalyası mı takacaksın yoksa ben senin boynuna hain madalyası mı takacağım.

MİT ERDOĞAN’I UYARDI

Bakın MİT, dönemin Başbakanı’nı uyardı diyorum. Tekrarlıyorum, Zarrab’ın bakanlarla ilişkisi konusunda Erdoğan’ı uyardı MİT. 2013 yılında. Diyorlar ki, öyle bir rapor yok. Ben zaten rapor demiyorum, bilgilendirme notu diyorum. 3 sayfalık. Bakanlar bu devletin gizli bilgilerini üç kuruş para karşılığında Zarrab’a sattı.

RÜŞVETE FAİZ ÖDEYEN TEK ÜLKE BİZİZ

Bakın rüşvete faiz ödeyen tek ülke biziz. Tek ülke. Dünyada örneği yok bunun, hem rüşveti alacak, hem aktaracak hem de faiz alacak. Böyle bir adama şeref madalyası takmak lazım vallahi. A Haber’e, Sabah’a söyleyelim. Öyle ağrıma gidiyor ki, bu genel müdürü aldık Ziraat Bankası’nın yönetim kuruluna tayin ettik. Akıl alır gibi değil.

292 KİLO ALTINI KİM ÇALDI, KİM GÖTÜRDÜ?

80 milyonun önünde soruyorum, 292 kilo altını kim çaldı, kim götürdü? Bunu bulmak bizim namus borcumuz. Böyle şey olur mu? Gıda ihracatı yapıyorlar, buğdayı Dubai’den alıyorlar. Nasıl yani? Sayın Erdoğan’ın ağzından Reza Zarrab aleyhine çıkmış tek cümle yok, neden? Bu şarlatanı, bu rüşvetçiyi hangi gerekçeyle korumaya aldı. Ben merak ediyorum, hala hayırsever bir iş adamı olarak mı görüyor?

Sınav sistemini bilmem, anaokulunda lisede ders veremem. Devlette liyakat denen bir şey var. Bunun kararını verecek olan eğitimciler. Siyasetçiler çıkıyor “Hayır böyle olacak” diyor. Milli Eğitim Bakanlığı allak bullak oluyor. Devlet iyi yönetilmiyor arkadaşlar.

ŞEHİR HASTANELERİNİ, NÜKLEER SANTRALLERİ KAÇA MAL ETTİN

Bu bütçe faizcilerin bütçesidir. Ciğerinizi teslim almışlar. Yapın mücadeleyi her türlü desteği vereceğiz size. 620 milyar lira faizi kimler aldı? Bir avuç adam aldı. Fakir fukaradan al tefeciye ver. 3. havalimanı, Osmangazi Köprüsü şehir hastaneleri bu bütçede yok. Siz bunların maliyetini öğrenemezsiniz ama siz usulen ben milletvekiliyim diye gezersiniz. Hükümete söylüyorum gel buraya kardeşim şehir hastanelerini nükleer santrali kaça mal ettin? Bu bir ticari sırdır diyecekler sizlere.’


Haber Hakkında Yapılan Yorumlar

Toplam 0 Yorum

Bu habere henüz bir yorum yazılmamış. Bu habere yorum yazmak için tıklayın


EN SON HABERLER
''Afrin operasyonu sahada fiilen başlamıştır''
EN ÇOK OKUNANLAR