Aldatanlar ve aldatılanlar

ŞANS BENDEN YANA OLUNCA... (1)


22 Eylül 2017 12:23

Ben 26 yaşında bir gencim. Kendime ait bir dükkanım var ve film cd’leri vb gibi şeyler satıyorum. Hemen karşı apartmanımda oturan türbanlı hilal ile yaşadıklarımı sizlere anlatmak istiyorum. Hilal her zaman dikkatle izlediğim seksi bir genç kızdı. Size anlatacağım bu hikayede sadece isimleri değiştiriyorum.

Kilosuda boyuna göre oldukça idealdi, 50-55 kilo arasında mükemmel bir bombaydı.

Saçları kumraldı ve sadece türbanının arasından birazı gözüküyordu. Masmavi gözleri, uzun siyah kirpiklerinin arasından gerçekten çok büyük gözüküyorlardı. Kaşları özenle alınmış, ince dik ve köşeliydiler.

Dudakları dolgun ve çok etliydiler, adeta gel beni öp, etli dudaklarımı ısır diyorlardı. Hafif bir makyajı vardı, teni çok güzel olduğundan fazla bir makyaja ihtiyacı yoktu zaten.

Gözlerinin altında çok hafif çilleri vardı ve bu ona ayriyeten çekici bir hava kazandırıyordu.

Dudaklarına biraz pembemtırak bir ruj ve kirpiklerinin altına da gözlerinin rengiyle uyumlu mavi bir far çekmişti. Parfümünün kokusu başımı döndürüyordu.

Uzaktan takipteydim

Omuzları genişti ve spor yapmış atletler gibi kaslı ve yağsız bir vucudu vardı. Göğüsleri normalden çok daha iri yuvarlak ve dik duruyorlardı.

Bunda, çok ince, yağsız, düz ve içine çekik olan belinin etkisi de büyüktü. Bacakları uzun ve biçimliydiler, geniş ama çıkık kalçalarıyla birlikte çok sert ve biçimli gözüküyorlardı.

Uzun bacaklarını ayak bileklerine kadar kapatan, üst tarafı kıçına yapışıp külotunun çizgisini gösteren, alta doğrubollaşan, pileli siyah bir etek giymişti.

Üzerinde dar ve göğüslerini sımsıkı saran, çizgili beyaz bir gömlek vardı.

Ve içinden gözüken siyah dantelli sutyeni, o iri ve sert göğüsleri yanlardan sıkıştırmış olduğu için önlerden sanki patlayacakmış gibi düğmeleri zorluyorlardı.

Göğüslerinin üzerine doğru tırmanan ve hemen üstünde biten baş örtüsü, göğüslerini daha da iri gösteriyordu. Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi.

Evine hırsız girmiş

Neyse, Hilal alacağı filmi seçti ve parasını ödeyip gitti. Daha sonraları, çok sık olmasa da dükkanıma arada bir gelip, bazen film, bazende oyun CD si almayı sürdürdü. Ben de her geldiğinde yeni film ve oyunları ona gösterip, espri yaparak hem onu güldürüp hem de samimi olmaya çalışıyordum.

Bunda azda olsa başarılı olmuştum. Bir gün suratı asık ve morali çok bozuk bir şekilde geldi ve konusu ayrılık olan bir film aldı.

Herhalde sevgilisinden ayrıldı, bu kız nasıl bırakılır diye düşünürken, “Moralim çok bozuk, evimize hırsız girmiş!” demez mi! “Evde yalnızım, korkudan bana uyku yok, şimdi de film alıp sabaha oturup hırsızı bekleyeceğim!” dedi ve gitti.

Gece saat 22:00’ye geliyordu, dükkanı kapatmaya hazırlanıyordum ki, Hilal elinde film CD’siyle gelip, filmin çalışmadığını söyledi.