Kaan Özbek

Ah benim güzel memleketim!


19 Nisan 2017 00:01

BİR yanda sahil boyu sere serpe yatanlar, diğer yanda sabahın ilk ışıklarıyla yollara koyulup iş, aş peşine düşenler. Ve bir yanda bitmek bilmez egolar…
Hani tabiri caiz ise dünya yansa umursamayanlar ile dünyanın yangınını her gün kendi içinde en ağır vahşetiyle yaşayanlar.
Hayat bir çelişkiler yumağı. Ve karmaşa da yaşayıp gidiyoruz işte.
Her gün umutlanacak bir şey bularak tutunuyoruz hayata.
Kiminin tasası yoksulluk, kiminin ise kozmetik dükkanından yanlış aldığı güneş kreminin koruma faktörü.
Dertse dert, tasaysa tasa!
Hiç dertsiz insan olur mu?
Kiminin canını sevda, kiminin canını kaybettiği en yakını yakıyor.
Çıkarırsak tüm kişisel dertlerden kiminin vicdanı dünyanın her hangi bir yerinde açlıktan ölen çocuğa kadar yetiyor.
Ah benim güzel memleketim tasalanacak ne çok şey var hayatta.
Mesele her halükarda tutunabilmekte yaşama.
Öyle bir umutla sarılalım ki yarınlara; ne varsa tasalandıran bizi birer bulut gibi dağılıp gitsin hem bizim hem ülkemizin hem de dünyanın üzerinden.
Üstelik sihirli bir değnek beklemenin lüzumu da yok.
Muhtaç olduğumuz kudret; beynimizdeki hücrelerde ve kalbimizdeki vicdan haznesinde mevcuttur!