Aldatanlar ve aldatılanlar

Aldatılmak beni bitirdi - 1


05 Kasım 2017 00:01

İstanbul’da yaşıyorum. Adım Ayten, 42 yaşındayım. İki çocuk annesiyim. Aşkı ilk kez lise yıllarında tattım. Adı Can’dı, karayağız, esmer bir delikanlıydı. Bana aşık olunca kız arkadaşını bırakmıştı. Daha lise bitmeden ailesi gelip istedi beni. Babam karşı çıktı tabii ki, daha okulum bitmemişti çünkü. Lise bitince, Can skere gitti. Bense üniversitede okuyamadım. 12 Eylül 1980 ihtilali olmuştu ve o karışık ortamda bir genç kızın üniversiteye gitmesi düşünülemezdi babam için. Sıkı bir disipline sahipti babam. Üniversiteye gidemeyince lüks bir giyim mağazasında tezgahtarlığa başladım. Fiziği dikkat çekici bir genç kızdım. Kısa sürede mağazada şefliğe kadar yükseldim. Annem, babam çalışıyordu, erkek kardeşim ise okuyordu. 20 yaşıma geldiğimde tezgahtarlığın bana göre olmadığını anladım. Biriktirebildiğim parayla İngilizce ve daktilo kurslarına gitti. Yeniden kavuştuk Ardından da bir hukuk bürosunda asistanlık yapmaya başladım. Can’ı hiç unutmadım. Bütün o dönem içerisinde Can’ı hiç unutamadım ama aramadım da. Zaten o dönemde iletişim araçları bu kadar kolay ve yaygın değildi. Sonra Can buldu beni, evlenmek istediğini bir kez dana söyledi. Ve babam yine karşı çıktı. Bu kez gerekçesi, “Onlar zengin, biz değiliz” oldu. Ne garip, şimdi ki babalar ise kızlarını hep zengin kocalara vermek istiyor. Daha sonra annemle babam ayrıldı. Annem, babamın kabalıklarına ve uyguladığı şiddete daha fazla dayanamadı. Babam tüm eşyalarımızı alıp gitti. Her şeyi sıfırdan yaptık. Babam gidince Can’ı buldum tekrar. Buluşuk ağlaştık birlikte. Evlenmişti Can. Mutlu olmadığını, eğer biraz sabırlı davranırsam eşiyle boşanıp benimle evlenebileceğini söyledi. Kabullendim önce. Beni görmek istediği zaman gidiyordum yanına. Bir gün sevişmek istediğini söyledi, “Bana ait olduğunu bilmek istiyorum” dedi. Tepkim çok sert oldu. Belki bedenimle değil ama 4 yıldır ruhumla ona aittim ben zaten.

Amacı sevişmekti

Kapıyı çarpıp çıktım, arkama bile bakmadım. Evlenmeyi tercih ettim Can’ın kalbimde açtığı yarayı iyileştirmek için kolay olmadı. Günlerce, gecelerce kendimden geçmiş bir vaziyette gözyaşı döktüm. Hiç kimseye bakamadım, kimseyle ilgilenemedim. Benim bir sevgiliye değil şefkate, ilgiye ihtiyacım vardı. Hiçbir erkekten bunu göremiyordum. Tek istedikleri seksti. Ama ben ruhumun kabul etmediği bir insanla asla birlikte olamazdım. İşte o zamanlarda İsmet çıktı karşıma. Diğer erkeklerden farklıydı. Bana bir baba şefkati ile yaklaşıyordu. Benim de aradığım buydu işte. Sakin yaradılışlı bir insandı. Ona aşık değildim ama beni koruyup kollaması çok hoşuma gidiyordu. Hiçbir zaman tam anlamıyla bir arkadaş olamadık onunla. Çünkü İsmet konuşmayı pek sevmeyen bir insandı. Yine de onun evlilik teklifini kabul ettim. Böylece Can’ı tamamen silecektim.