Kaan Özbek

Ana(sızlar)!


14 Mayıs 2017 00:01

BİR adam kaç yaşında olursa olsun anası öldüğünde büyür. Benim de büyüyeli bir 4 senem oldu. 4 koca sene, her saniyesi yokluğun, eksikliğin anasızlığın sızım sızım sızladığı 4 koca sene. Ama bazı günler var işte; böyle adamın yüreğine kor bir ok gibi saplanan. Saplandığı yerde ne varsa tarumar eden. Bozguna uğramış bir ordunun şehit erleri gibi yere seren öylesi can yakıcı, öylesi acımasız günler.
Büyüyor insan!
Babasızlık da zor elbet ama anasızlık gibi değil.
Sol memenin altında atmayı becerebilen ve inadına sönmeyen, kararmayan cevahir en çok onun yokluğuna alışamıyor.
9 ay etinde taşıyan ve bir ömür; hatta ömür sonrası da bir şekilde hayatında kalan, insanın yüzünü asla unutmayacağı tek insan anneler…
Anneler…
Annelerimiz!
Ne desek, ne yazsak az onlar için.
Hele ki bir güne sıkıştırmak iş değil elbet!
Bir güne sıkıştırıp kapitalizmin tüketim canavarlığına alet etmek böylesi kutsal bir sevgiyi; iğrenç ötesi değil mi?
Bakmayın siz bana!
Bu yıl çalışıyor olacağım.
Gidemeyeceğim anamın o soğuk, o kokusundan çok uzak, tenine asla benzemeyen beyaz mermer taşına sarılmaya.
Öyle çok uzaktan, beni bir şekilde duyacağını bilerek söyleyeceğim.
Anneler günün kutlu olsun anne!