Aldatanlar ve aldatılanlar

Azerbaycan'dan Türkiye'ye aşk - 3


09 Mayıs 2017 09:38

Ardından Tacikistan, Azerbaycan, Belarus, Türkmenistan, Ermenistan, Moldova ve en son olarak da Ukrayna’dan Yulia çıkageldi. Hepsi de benimle evlenip mutlu bir yuvanın hayalini kuruyordu. Ben ise onları kendime aşık edip tatlı sözler ve vaadler ile Türkiye’ye gelmelerini sağlıyor ve içimdeki bitmek bilmeyen kini, nefreti ve kor kor yanan intikam ateşini dindirmeye çalışıyordum. İçimdeki nefret bulutlarının dağıldığını hissetmeye başladığım bir zaman karşıma Leyla isminde bir kız çıktı. Pek güzel olmasa da idare ederdi. Sonuçta Sovyet kızlarıyla kıyaslamak hata olurdu. Benim ilanımı görmüş ve çok güzel bir mesaj atmıştı telefonuma. Karşılık veremeden de duramadım elbette. Her neyse bir telefon mesajıyla başlayan olay sesini duymamla İzmir’e uçak bileti alıp cumartesi sabahı onun yanında olmam bir oldu. Tuhaf bir duyguya kapılmıştım onun kulağımda çınlayan sesiyle. Karşımdaydı o sesin sahibi. Güzel 2 gün geçirdik. O da benden etkilenmişti belli ki. Annesiyle neden tanıştırmak istesin yoksa. Tanıştığımızın daha 2. gününde her şey bir anda olup bitmişti.

Alem benimdi artık

Cumartesi akşamı annesinden de izin alarak Leyla’yı dışarı çıkardım. İzmir’de barlar sokağında güzel bir karaoke bara girdik birlikte. Güzel müzikler, birbirimize sarılarak geçirdiğimiz o güzel birkaç saatin ardından ben dayanamadım onun dudaklarına yapıştım. O başta kaçmak istese de benim elimden kim kaçabilmiş ki bugüne dek o kurtulsun. Amma velakin dans, öpüşme derken gece 12 olmuştu. Onu evine gönderdim taksiyle. Ben de kendi otelime gidip duş aldım ve yattım. Ertesi sabah kahvaltı gezme vs. derken bir kafede öpüşmelerimiz son gaz devam etti... Bu kızın öpücükleri gayet iyiydi. Daha 25 yaşındaydı ama maaşallahı vardı. Sevmeye başlamıştım bu kızı. Evlilik üzerine başlayan ilişkilerimden biriydi. Ama amacım asla intikamıma alet etmek değildi. Yemin ederim... Çünkü içimdeki intikam ateşi artık sönmüştü diyebilirim... Çok kadının canı yansa da bu süreçten, bu böyle. 2 ay içerisinde o kadar çok gelişme ve hayatımda değişim oldu ki sizlere bunu anlatamam. Çok mutluydum. Seviyordum, seviliyordum ve de hayatımda her şey düzene girmeye başlamıştı diye düşünüyordum.

O da Vefa’sız çıktı

Babamın anneme söylediği çok önemli bir söz var. “Hanım ben seni bir ordunun içine de bıraksam senin bana namusunla şerefinle dönüp geleceğini bilirim” der hep... Ben bu sözü Leyla’ya söylediğim günün ertesinde bana maille bir alışveriş sitesinin giriş kodunu ve şifresini gönderdiği zaman ben onun da gerçek yüzüyle karşılaştım. Aynı şifre mail adresinin de şifresiyle. Bizim İzmirli bu kızımız bazı arkadaşlık sitelerinde yazışmalar yapıyor benimle birlikteyken aynı zamanda onlara da yazıyordu. Bu gerçeği öğrendiğimde Leyla’ya da hiç acımadım. Ne kadar küfür biliyorsam hepsini kullandım o gün... Ama o Vefa gibi kolay kurtulamazdı elimden. Birkaç gün sonra aradım aklımdaki haince planı devreye soktum. Onunla yatacak ve onu bırakacaktım. Hem de bana yaptığını tekrarlarcasına... Öyle oldu... Arayı düzelttik. Bu kızın gözü hep yüksekteydi. Amacı paraydı. Pek çok erkek tanıyacaktı ve aklınca en iyisini koca seçecekti kendine. Üniversite mezunu olan bu zavallı kızımız evde oturacak, kocası getirecek, bu da yiyecekti. Hiç çalışmayacak, kazanmadan rahat lüks bir hayat yaşayacaktı. Kafasındaki düşünce buydu. Ama yanlış insana çattığını, bekaretini bende bırakarak ve onu bir başkasıyla aldattığımı annemin ağzından duyacağı söze kadar anlamayacaktı. O gün dünyası başına yıkıldı... Sevgili Leyla’nın tüm hayalleri suya düştü işte o gün... Dünya etme bulma dünyası... Ben çok pişmanım ama nafile. Bu dünya eğer cehennemin ta kendisiyse şeytanda kadınlardan başkası olamaz... Adem’in yasak meyveyi yemesinin de cennetten atılmalarının da tek sorumlusu Havva ve onun devamı kadınlardır... Bu böyle biline. İşte benim hayat hikayem.