Aldatanlar ve aldatılanlar

Bankacı çocukla azgın dul - 2


17 Ekim 2017 00:18

Parayı teslim aldığıma dair makbuz imzalatması gerekiyordu. “Gel canım, içeri buyur!” diye salona aldım. Selim sıkıla sıkıla içeri girdi, parayı saydı uzattı. “Ah canım sana da zahmet oldu, ama görüyorsun halimi, hazırlanmam lazımdı, buyur geç, şöyle otur!” diye üçlü koltuğu işaret ederek oturtup, ben de hemen yanına oturdum. Ve o an bacak bacak üzerine atarak ilk frikiğimi bilerek verdim, neredeyse kalçama kadar bacaklarımı açtım ki, bornozun önü de baya aralık, göğüslerim olduğu gibi meydandaydı… Sergi açılmıştı...

Baştan çıkaracaktım

Selim’in gözleri bir göğüslerimde bir bacaklarımdaydı. “Dur sana içecek birşey ikram edeyim, eh buraya kadar zahmet edip geldin…” dedim. Kalkıp iki bardak içki doldurdum ve biraz daha yakınına oturdum. Artık kalçam Selim’in bacağıyla temas halindeydi. Selim makbuzu imzalattıktan sonra içkisi fondip yaptı ve göğüslerimle bacaklarımı süzerek, “Başka bir arzunuz var mıydı Zerrin hanım?” dedi. Selim’in önüne baktım elimi pantolonunun üzerinden kavradım ve dudaklarına yumuldum.

O da hazırdı artık

Selim dudaklarımı koparırcasına öperken, benim de ellerim önce gömleğini sonra pantolonunu çıkartmakla meşguldü. Dudaklarım ve dilim Selimin ağzında, dillerimiz birbirine dolanmış vaziyette iken, Selim’in elleri de beni kavramış, okşamakla sıkmak arasında dolaşıyordu. Tırnaklarım Selimin etlerine geçmişti neredeyse. Ben bunca yıllık evlilik hayatımda hiç tadamadığım bir duyguyu yaşıyordum. O sırada telefonum çaldı. Müdüre hanım arıyordu, “Zerrin Hanım, Selim geldi mi?” dedi. Ben de titrek bir sesle, “Geldi geldi! Şu anda içerde!” dedim. Müdüre hanım da, “Ok!” dedi kapattı…

Artık erkeğim oldu

Kalkıp Selimle birlikte duşa girdik. Yıkandık çıktık. “Hadi giyinip yemeğe gidelim!” diyerek lüks bir restorana götürdüm Selim’i. Yemeğimizi bir şişe şarap eşliğinde yiyip tekrar eve geldik. Daha kapıyı kapar kapamaz Selim’e saldırdım, koridorda birbirimizi soyarak yatak odama geçtik. Artık Selim benim erkeğim olmuştu. O gece Selim bende yattı. Öğleden sonra şubeye uğradığımda Müdüre Hanım bana, “Hoşgeldiniz Zerrin hanım!” derken yüzünde muzip bir gülümseme vardı. “Zerrin hanım, umarım dün sizi memnun edebildik?” deyince, ben de aynı muzip bir gülümsemeyle, “Nasıl mutlu olduğumu bilemezsiniz, çok teşekkür ederim!” dedim.