Aldatanlar ve aldatılanlar

İhanetin adı ölüm - 1


14 Kasım 2017 08:38

Karısının intihar etmesine anlam veremiyordu. Oysa çok mutlulardı, birbirlerini çok seviyorlardı. Karısının bir günlüğü vardı ve onu açıp okumaya başladığında gerçeği anladı. Günlükteki satırlar, aldatılan bir kadının neler yapabileceğini gösteriyordu... Kaçıncı uykusuz gecesiydi bu hatırlamıyordu. Her akşam yatağın sol tarafındaki komodinin alttaki çekmecesini açıyor, içindeki defteri çıkarıp eline alıyor ve saatlerce öyle kalıyordu. Kapağını bir türlü açmamıştı. Korkuyordu karşılaşacağı gerçeklerden. Karısı, en mutlu oldukları zamanda intihar etmişti. Bir akşam işten geldiğinde yatakta uzanır halde bulduğu karısının yanağına öpücük kondurduğunda buz gibi bir tenle karşılaşmıştı. Dehşete düşmüştü, komodinin üzerindeki ilaç şişesini gördüğünde ölüm gerçeğiyle yüz yüze geldi. Sonrası formalite... Polisler... Soruşturma... ‘İntihar’ denilerek kapatılan dosya...

Kanadı kırılmıştı

Karısının neden intihar ettiğine dair en küçük bir fikri bile yoktu ve asıl bu onu delirtiyordu. Daha o gün sabahında karısı onu işe yolcu ederken, ‘Seni dünyadaki her şeyden daha çok seviyorum’ demişti. O da ‘Ben seni daha çok... Sen benim hayat ışığımsın’ diye cevap vermişti. 7 yıllık evlilikleri boyunca yüksek sesle bir tek kez bile kavga etmemişlerdi. Öyleyse neden kıymıştı canına? Kocasını hiç mi düşünmemişti? Şimdi o ne yapacaktı? Nasıl direnecekti hayatın zorluklarına? Kolu, kanadı kırılmış gibi hissediyordu. İçindeki acının asla bitmeyeceğini, karısını hep özleyeceğini biliyordu. Bembeyaz bir evlilik gözleri kan çanağıydı. İçkisinden bir yudum daha aldı ve gözlerini kapattı. ‘Affet karıcığım beni ama bu günlüğü okumazsam delireceğim. Sana verdiğim sözü tutamadığım için affet beni’ dedi. Evlilikleri boyunca karısının günlük tuttuğunu biliyordu ve bir tek kez bile açıp bakmamıştı. Şimdi buna ihtiyacı vardı. İntiharın sebebini açıklayabilecek küçük bir ipucu bulabilirdi belki. Günlüğün kapağını açtı ve ilk sayfadaki yazıya göz attı.

Nasıl bu hale gelmişti

Yazmayı severdi karısı. Gün gün tutulan ve insanların yaptıklarını, yaşadıklarını anlattıkları bir günlük gibi değildi bu. Evet, yaşanmış olaylar da vardı ama daha çok karısının duyguları yansıtılmıştı satırlara. İlk sayfada evlendikleri günle ilgili yazdıkları vardı mesela... ‘Kendimi bir kraliçe gibi hissediyorum’ yazmıştı düğün günleri için. Gülümsedi, çok güzel bir düğünleri olmuştu. Bembeyaz çiçeklerle süslü bir bahçede evlenmişlerdi. Davetiyeye ‘Beyaz kıyafet mecburidir’ yazmışlardı. Düğüne katılan herkes beyaz giymişti. Hatta karısı nikah memuruna da ‘Beyaz cübbe yaptıralım’ demiş, O da ‘ Abartma istersen artık’ diye cevap vermişti... Günlük bir yerde kesilmişti Sayfaları çevirmeye devam etti. Karısı mutluluğunu, neşesini, eşine duyduğu sevgisini yansıtmıştı hep.