Aldatanlar ve aldatılanlar

iLK VE SON ALDATIŞIM -1


17 Mart 2017 14:32

Merhaba, ben 28 yaşında 2 yıldır beraberliği olan biriyim. Erkek arkadaşımla bu süre zarfı içinde şehirlerimizin farklı olmasından dolayı çok sık görüşemiyoruz. Kendisiyle internet üzerinden tanışmıştım. Ne kadar doğru ne kadar yalnış tartışılabilir tabi. Bu geçen sürede birbirimizi tanıma evremiz olarak görüyoruz, ileride ne olur ne olmaz bilinmez tabi. Görüşmeye başladığımız zamanlar ilerledikçe o bana arkadaşlarını tanıttı ben ona arkadaşlarımı tanıttım gelip gittikçe. Yaklaşık bir ay kadar önce erkek arkadaşımın yanına (Eskişehir) gittiğimde yine rutin görüşmelerimizden biri gibi görüyordum.

İltifat yağmuruna tuttu!

Bir akşam arkadaşlarıyla beraber bir eğlenmeye gitmiştik. Erkek arkadaşım abartılacak kadar değilse bile yakışıklı biri ve bende aslında yakışıklılığına biraz tutuldum gibi. Buluştuğumuz zamanlar onun hoşlanacağı tarzda giyinirim genelde. O günde beğeneceğini umduğum bir şekilde siyah bir etek ve siyah çorap, üstümede ince bir gömlek giymiştim. Arkadaşlarıyla buluşmaya gittiğimizde başlarda herşey normal bir şekilde sürerken alkolün etkisiyle biraz sarhoşluk belirtileri başlamıştı çoğu kişide, aralarından Taner adında biri erkek arkadaşıma, “Mert ulan ne şanslı hıyarsın, böyle bir kız senin gibi tipsize bakıyor’’ diye laf attı. Bende güzel biriyim iddasında değilim ama elim ayağım düzgündür sonuçta. Bu lafın üstüne Mert de sanamı bakacaktı gibilerinden bişeyler söy-ledi kaynadı konu sonra.

Taner’in eli boş durmadı

Biraz daha süre geçtikten sonra Taner’in bana bakışları biraz değişmiş gibiydi. Sürekli bana bakıyordu, arada Mert ile olan samimiyetinden gelen bi rehavetle bana iltifatlar ediyordu. Bir ara topluca fotoğraf çektirelim denildi ve herkes masanın bir tarafına toplandı.

Taner de benim yanımda olacak şekilde oturdu. Fotoğraf çekilirken birden bacağımda Taner’in elini hissettim, birşey diyemedim tabi. Bacaklarımız masanın altında kaldığı için görünme olasılığı da yoktu. Bundan istifade Taner bir kaç poz daha çekinelim diyordu ama eli bacağımdan inmedi.

Resim çektirdikten sonra yine herkes yerine geçti. Zaman ilerledikçe Taner alkolünde etkisiyle olsa gerek kalkalım dedi. Mert ve bana kendisinde kalmamızı söyledi. Mert’te zaten ailesiyle kaldığı için çoğu görüşmemizde olduğu gibi ya arkadaşında kalacaktık ya da otelde. Tamam dendikten sonra diğer arkadaşlarla vedalaştık ve taksiye bindik.

Gözünü ayırmıyordu...

Eve geldiğimizde ayakkabılarımızı çıkartırken Taner hazır eğilmişken dur çıkartıyım seninde ayakakbını dedi birden ayağımı tuttu.

Mert hiç oralı değildi, kendi ayakkabılarını çıkardı geçti içeri. O sırada Taner ayakkabımı çıkarıp ayağımı okşamaya başladı. Göz göze geldiğimizde gülümseyerek göz kırptı ne yapacağımı bilemedim. Nedendir bilinmez ama hoşumada gitmişti. Arkasından diğer ayakkabımı da çıkardı.

İçeri geçip oturduk ama burada da içmeye devam ediyordu Mert. Taner Mert’in sarhoşluğunu fırsat bilerek kendisine yardım etmemi rica etti ve ortalıkta kalan tabak çanağı mutfağa götürdük.
O sırada Taner evin sıcak olduğunu ve çoraplarımı istersem çıkarabileceğimi söyledi. Bende birazdan yatarız zaten çıkarırım o zaman dedim.

Taner de “Kırk yılda bir geliyorsun zaten sabaha kadar otururuz, hem senin gibi güzel birini her zaman göremiyoruz” dedi.