Aldatanlar ve aldatılanlar

Neden aldattım hala bilmiyorum - 2


09 Mart 2017 00:01

Genel müdür, “Aslında sizinle otelin yeni açılacak bölümlerinin broşür tasarımları hakkında konuşmak isterdim, bir şeyler içip konuşabilir miyiz?” dedi. Eşim, “Kusura bakmayın, rahatsızım biraz o yüzden ben katılamam ama eşimle konuşursunuz” dedi. Ben de, “Kusura bakmayın eşim rahatsız. Daha sonra Serdar Bey ajansımıza geldiğinde konuşuruz” dedim. Genel müdür, “Benim bir kaç fikrim vardı. Onları paylaşmak isterim. En fazla 1 saatinizi alırım” dedi. Eşim de “Sen kal hayatım gelirsin” dedi. Neyse biz bara geçtik. Amanın adamda bir çene var anlatıyor da anlatıyor.

Bu kadarını beklemiyordum

Bu arada 2 kadeh şarabı devirdim. Neyse konuşma bitti genel müdür, “Serdar, hanımefendiyi odasına bırak” dedi. Ben, “Gerek yok” dedimse de dinletemedim. Neyse bardan çıktık sahilden odamıza gidiyoruz, muhteşem bir meltem esiyordu. Biraz durmak istedim. Serdar’ın da canına minnet, içkinin de etkisiyle muhabbet aldı gitti. Fıkralar kahkahalar falan baya bir kaynaştık. Havuz bardan harika müzikler geliyor, odaya gitmek istemedim. Eşimi aradım cevap vermedi, sızmıştı sanırım. Sonra Serdar’la bara geçtik orada da bir şeyler içtik. Muhabbeti de sardı adamın. Dedi ki, “Eşin nasılsa uyumuş istersen diskoya da uğrayalım.” Önce olmaz falan dedim ama canımda gitmek istiyor. Beraber gittik. Orada zaten Rus turistler dolmuş, çılgınca dans ediyor, öpüşüyor özgürce, çıldırıyorlar.

Bakışlardan rahatsız oldum

“Beraber dans edelim mi?” dedi çıktık dansa. Biraz kurtlarımı döktüm pistte. Kalabalık diye o da çaktırmadan temas ediyordu ama ben bozuntuya vermedim. Sonra slow müzik çıktı birden. Serdar’ın kolları arasındayım. Garson çocuklar Serdar Bey’e bakıp tuhaf bakışlar atıyorlardı, “Yine götürüyor birisini” diye. O zaman anladım. Bu adam oldukça çapkın diye düşündüm. İyice sokuldu bana, nefesini hissediyordum boynumda. Bir tuhaf oldum. Bir tarafım, “Sen ne yapıyorsun, hemen uzaklaş oradan” diyor, öbür tarafım, “Boşver akışına bırak, bak yanılıyorsun” diyordu. Neyse ben bunları düşünürken birden boynumda bir öpücük belirdi. Ben daha ne olduğunu anlamadan bir daha, bir daha. Ben, “Ne yapıyorsunuz Serdar Bey yeter bu kadar. Odama gitmek istiyorum” dedim. Binbir özür, “Kusura bakma, kendimi alamadım, harika kokuyorsun, çok seksisin, uzun zamandır senden hoşlanıyordum” falan başladı.

Çok güzeldi ama bir daha asla!

Birden kalktım sahilden odama doğru hızla yürümeye başladım. Oda arkamdan binbir özürle geliyor. Birden durdum, geri döndüm, kızgın bir şekilde bakıyordum ki surat ifadesi o kadar seksi geldi ki birden dudaklarımız birleşti. Deli gibi öpüşüyorduk taa ki nefesim kesilene kadar. Kumların üstünde yürüdük. Tenha bir yerde, ay ışığını altında tekrar birleşti dudaklar. Birden eli bacaklarımda gezmeye başladı. Sahilde olmayacağını söyledim. Odasına gittik. Saat sabahın 3’ü olmuştu. Artık gitmem lazımdı. Sonra odamıza gittim. Hiç bir şey olmamış gibi kocamın yanına uzandım, uyuya kalmışım. Sabah bin bir pişmanlıkla uyandım. Kocamın yüzüne bakamıyorum, anlayacak diye korkuyorum. İlkti ve inşallah son olacak......