Kaan Özbek

Pürtelaş!


16 Nisan 2017 00:01

KRİTİK bir sabaha uyandık. Sandığın yolunu tuttuk, yurttaşlık görevimizi ifa ettik. Akşamın körüne kadar da sandık civarında dolaşarak ödevimizi tamamlayacağız. Sandıklardan ne çıkacağı muamma... Anketlerin doğruluğu ilerleyen saatlerde ortaya çıkacak. Ve Türkiye yarın sabaha farklı uyanacak.
Sonuç her ne çıkarsa çıksın, temel vatandaşlık haklarımızdan, insan hak ve özgürlüklerinden ödün vermeden yaşayabilmek tek umudumuz.
Ve gelecek nesillerimizin de bu kaygılarla büyümediği bir ülke bırakabilmek ana düşüncemiz.
Ancak sonuç ne çıkarsa çıksın artık bunlar için duyduğumuz kaygının büyümeyeceği savı kendini kandırmaktan öte gidemez.
Bugüne kadar yaşadığımız pek çok örnek ülkenin gidişat sinyalini vermişti.
Pürtelaş içerisindeki siyasetçilerin ülkeyi sandığa götürme hırsı Türkiye’yi bir bilinmezliğe itti.
Ülkenin, ülke vatandaşlarının dünya halkları üzerindeki algısı bambaşka bir şey haline dönüştü.
Bugüne kadar anıldığımız ne kadar iyi özelliğimiz varsa yerini; terördü, tacizdi, düşünce suçuydu pek çok garabetle dünyanın diline pelesenk oldu.
Telaş, hırs ve ötesi…
‘Güzel günler görecek miyiz çocuklar?
Güneşli güzel günler…
Motorları maviliklere gerçekten sürebilecek miyiz?’
Diye sorgular olduk Nazım’ın o güzelim mısralarında bile.
Karamsarlık yok!
Hayat yeterince kısa ve mutluluk bir o kadar uzaktaysa bile,
tutunacak bir güzellik bulur isterse insan.
Hadi o zaman bulalım…