Aldatanlar ve aldatılanlar

Üniversite mezuniyet partisi - 1


14 Mayıs 2017 09:51

Merhaba... Sizlere mezuniyet günü kocamı nasıl aldattığımı hatırladığım kadarıyla anlatacağım. Üzerinden 6 yıl geçti. Şimdi o günkü şartları söyleyeyim. Kocamın askerde bir yılı dolmuş idi. Şubat ayının sonları. Nermin ablam vardı. Benimle kalıyordu. O da aralık gibi birinden hoşlanmış, tanımak için İstanbul’a sevdiğinin yanına gitmişti. Ben artık tek kalıyordum evimde. Ben sınıfın en güzel 3 kızından biriyim. Dezavantajım evli olmam. Büyük erkekler bile abla, bacım lafları kullanırdı. Sınıfta arkadaş grubum vardı. Hep 4 kız 2 erkek gezerdik. Erkeklerden Yücel, Betül’den hoşlanıyordu. Onu çok beğendiğini söylüyor ve sevgili olmak istediğini söylüyordu. Malatyalı olan Betül ise böyle bir ilişkiye girip sonu gelmeyeceğini düşündüğü için üzülmek istemediğinden kabul etmiyordu. Betül, Yücel İzmir Karşıyakalı olduğundan Yücel’in ailesinin kendini kabul etmeyeceğini düşünüyordu. Sonra Betül Adanalı biri ile aşk yaşayınca Yücel bizden kopmadı, durumu da kabullendi. Fakat baştan şakasına bana iltifatlar etmeye başladı. Ben de karşılık verdim şakasına. Biz böyle onların yanında şakadan sevgili olup aşıklar gibi yapardık.

Şaka iyice uzamaya başladı

Aylardan nisan Yücel’in fiziksel şakalar başladı. Elini omuzuma atmaları, üniversitede boş zamanlarda toplandığımızda “Elimi tut, koluma gir, nasılsa aşığız” demeler. Fiziksel temas olunca bir tuhaf oluyorum ben de. Ama şaka olduğundan pek elektrik yoktu. Grup olarak evde toplanıp sohbet ediyorduk. Hafta sonu gece eğlencelere gittik. İşte o gece eğlenmeye gitmelerin bir gününde gözgöze bakışıp dans ediyorduk. Bana aşık gibi bakıyordu. “Ne oldu?” dedim. Başladı iltifatlara hayatımın kadını, aşkım demeye. Gözlerimizi kaçırmıyorduk, dans ediyorduk ve o bana güzel sözler söylüyordu. Ben de onun ellerini bırakıp boynuna sarılıp başımı omzuna koyup dans etmeye başladım. Yücel de ellerini belime koydu ve hafiften ellerini kalçama doğru indirmeye başladı. Ses etmedikçe devam etti. Sonra müzik kesildi.

Artık tadını kaçırmaya başladı

Bazıları yerine otururken Yücel, “Dansa devam edelim” dedi. “Tamam” dedim. Müzik başladı. “Yine aynı şekilde devam edelim” dedi. Yücel cesaretlenmişti, beni kendine çekti, iyice yapıştık ve ben sertliği hissettim. “Ayıp” dedim kızdım. İttirdim. “Dur, gitme” dedi. Ben de kurtulamamıştım. Ama uzaklaştım. Sonra oturduk. Bütün herkes aramızda bir şey varmış gibi baktı. Ama benim kızgın olduğumu görünce ne olduğunu anlamadılar sordular durmadan. Arkadaşlara, “Gidelim” dedim. Kalktık erkeklerden ayrıldık. Ondan sonra ben ağlayıp ne olduğunu anlattım. Yücel bir hafta boyunca telefondan mesajla yalvardı. Bir hafta boyunca mesajlaştık. Sonra arkadaşlarının önünde özür diledi. Herkes kabul et dedi. İnat ettim kabul etmedim. Sonra kız arkadaşlarımın evinde otururken Yücel bir sürü gül almış gelmiş yalvardı yine. Herkes barış barış diye ısrar edince barıştık sarıldık, öpüştük. Birden ortam Yücel’le biz sevgiliymişiz de, ayrılmışız barışmışız gibi oldu. Ve Yücel ile ikimizi “Yan odaya gidin, konuşun öyle gelin” (gerdeğe girer gibi) deyip soktular. “Tamam sorun yok. Bir daha yapma” dedim. Odadan hemen çıktım. Ve veda partisi zamanı geldi. Gece güzel giyindik. Kimi çok seksi, kimi çok alımlı, kimi benim gibi sıradan giyinip geldi. Ben gece bitiminde arkadaşlarda kalacaktım ilçeye öyle dönecektim.

Devamı yarın...