Aldatanlar ve aldatılanlar

Üniversite mezuniyet partisi - 2


15 Mayıs 2017 10:05

Üniversİte merkezde. Eğlenmeye giderken arkadaşın ailesi gelmiş bana yer kalmamıştı. Ne kızdım o zaman. Söyleseydiniz gelmezdim dedim. Yücel, “Sen merak etme bir pansiyon buluruz sana” dedi. Ben de uzatmadım fazla. Eğlendik, yedik, kola içtik. Her şey bitti. Geriye uyku uyuyacak yer kaldı. Benim de ne çok uykum geldi görseniz. Yücel ile çıktık. “Bende kal” dedi. Ben de yorgun, üstümde eğlence elbisesi hiç otel arayasım gelmedi. Kabul ettim. Yücel gidince bana eşofmanlarını verdi. Ben de gittim yıkandım, eşofmanları giydim geldim. Eşyalarımı kızların evinden almadım. Yücel bir çekyata ben bir çekyata uzandık, televizyon izlerken daldık sohbete. Işık da televizyon ışığı sadece. Bunun beni çok üzdüğünü ama benden hoşlandığını söyleyip iltifatlar ederken, yanıma geldi. Saçlarımı okşarken, “Gel, oturma yanıma yat” dedim. Omuzuna yattım, o da sarıldı. Ben gözlerimi kapattım. Bir kolunun üstüne yattım, diğer eli ile saçlarımı yüzümü okşamaya başladı. Ben gözlerim kapalı hiç ses çıkarmadım. Ses çıkarmadıkça ileri gitti. Arada “Seda uyudun mu?” diye soruyordu.

Uyumuş gibi yaptım

“Hı” diyorum sadece. Yücel cesaret edemedi. Gidip yerine yattı. Önceki davranışımdan dolayı sanırım biraz çekindi. Tekrar küsüp konuşmamdan çekinmiş olacak ki yerine gitti. Sabah erkenden kalkıp kahvaltıyı hazırlamıştı. Ben de hiçbir şey olmamış gibi kalkıp hazırlandım. Birlikte kahvaltı ettik. O gün akşama kadar sevgililer gibi elele birlikte dolaştık. Akşam dönecektim, çok ısrar etti kalmam için. Ben de kabul ettim. O aşkamı da Yücel ile birlikte geçirecektik. Açıkcası ben de artık ona karşı bir şeyler hissediyordum ama adını tam koyamıyordum. Belki cinsel bir istekti. Belki de aşk. Ama kocamı da çok seviyordum. Kesin onu bir erkek olarak arzuluyordum. Başka bir amacı olamazdı. Kocamdan vazgeçemezdim. Onu deliler gibi seviyordum. Ben tam bunları düşünürken kocam beni cepten aradı. Uzun süre konuştuk. Yücel bu duruma çok sinirlenmişti. Ve dışarı çıkıp bir şeyler alma bahanesiyle kapıyı çarpıp çıktı. Sanki onu aldatıyormuşum gibi davranmıştı. Kocamla konuşmamı hazmedemiyordu. Belki de bana aşık olmuştu. Oyun gerçeğe mi dönüşmüştü? Telefonu kapattık sonra kendi kendime ne kadar güldüğümü bilmiyorum. O gelene kadar yapacak bir şeyim yoktu. Salondaki koltuğa uzandım. Oracıkta uykuya dalmışım.

Sonunda ben de istiyordum

Uyandığımda Yücel dillere destan bir masa kurmuştu. Mum ışığı eşliğinde içkilerimizi yudumlarken sohbet dönüp dolaşıp aşka geldi. Bana bir şey soracağını ve kırılmamamı söyledi. “Tamam” dedim. “Kocanı ne kadar seviyorsun” dedi. “Çok” dedim. Gözlerini o an görmenizi çok isterdim. Kırılmıştı. Patlamaya hazır birer volkan gibiydiler. Gözyaşlarını tutmak için kendini epey bir zorlamak zorunda kaldı. Teselli etmesi de tabii bana kalmıştı. Birbirimize deliler gibi sarıldık. Saçlarımı okşamaya başladı. Yapma desem okşamayı bırakacak. Devam desem o güzel okşamayı bırakıp kısa yoldan işe girişecek. Sonra kolları sırtımdan aşağı indi. Birden panikledi. Hamile kalmamdan korkuyordu. Korunup korunmadığımı sordu. Korunmadığımı söyledim. “Hamile kalırsan aldırırız” dedi. Ben de, “İşte erkekliğin bu kadar aldırmam doğurup tek başıma bakarım” dedim. Yüreğine inecekti. Baktım aklı gitti. Ben daha seks istiyorum. “Şaka” dedim ve ekledim: “Hamile kalmam” dedim. Yücel performans olarak sıfırdı. Karısına sabırlar dilerim. Seks düşkünü olmayan bir eş olduğunda ancak mutlu olur yoksa evliliği sıkıntıya düşer...